Aciz
Borçlunun borçlarını ödeme gücünden yoksun olması durumu. İcra hukuku kapsamında değerlendirilir; aciz belgesi alacaklıya başka borçlulara başvurma hakkı tanır.
Türk hukukunda sık kullanılan terimlerin sade ve anlaşılır açıklamaları.
Hukuki dili çözmek için profesyonel yardım gerekmez.
Borçlunun borçlarını ödeme gücünden yoksun olması durumu. İcra hukuku kapsamında değerlendirilir; aciz belgesi alacaklıya başka borçlulara başvurma hakkı tanır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığı çözmelerine yardım eden tarafsız üçüncü kişi. İş uyuşmazlıklarında ve bazı ticari davalarda mahkeme öncesi arabuluculuk zorunludur.
Sanığın suçsuz bulunarak yargılanmasının sona ermesi. Ceza davalarında sanığın lehine sonuçtır; sabıka kaydına işlenmez.
Sözleşmenin ihlali halinde ödenmesi kararlaştırılan para miktarı. Taraflarca serbestçe belirlenir; aşırı yüksekse hakim indirebilir (TBK md. 182).
Bir hakkın dava yoluyla talep edilebilmesi için kanunda öngörülen süre. Bu süre geçtikten sonra talep hakkı düşer. Tarafın itirazı olmadıkça mahkeme re'sen gözetmez.
Davalının, davacının talebine karşı ileri sürdüğü ve talebi ortadan kaldıran savunma aracı. Zamanaşımı def'i en sık kullanılan örnektir.
Mahkeme önünde bir iddia veya savunmayı ispat için kullanılan her türlü araç. Yazılı belge, tanık beyanı, bilirkişi raporu, fotoğraf, ses kaydı delil sayılabilir.
Davalının bir şey yapmasını, vermesini veya yapmaktan kaçınmasını isteyen dava türü. Alacak davaları tipik eda davası örneğidir.
Mahkeme tarafından duruşmanın veya ceza infazının ileri bir tarihe bırakılması. Cezanın ertelenmesi belirli koşulların gerçekleşmesine bağlıdır (TCK md. 51).
Davacının dava konusu hakkından tamamen vazgeçmesi. Feragat kesin hüküm gibi sonuç doğurur; geri alınamaz (HMK md. 307).
Uzun süredir haber alınamayan ve ölü ya da hayatta olduğu bilinmeyen kişi. Gaiplik kararı mahkemece verilir; miras hukuku bakımından önem taşır (TMK md. 32).
Borçluya ait mal ve alacakların, borç nedeniyle mahkeme ya da icra müdürlüğü tarafından el konulması. Maaşın dörtte birinden fazlası haczedilemez.
Kullanılmayan hakkın bu süre geçince tamamen ortadan kalkması. Zamanaşımından farklı olarak mahkeme tarafından re'sen (kendiliğinden) dikkate alınır.
Kişinin kendi fiil ve işlemleriyle hak ve borç edinebilme yeteneği. Tam ehliyetli olmak için 18 yaşını doldurmak ve ayırt etme gücüne sahip olmak gerekir.
Alacaklının alacağını zorla tahsil etmek için başlattığı hukuki süreç. Mahkeme kararı olmaksızın ilamsız takip, mahkeme kararıyla ilamlı takip yoluna gidilir.
Borçlunun tüm mal varlığının paraya çevrilerek alacaklılara dağıtılması işlemi. Yalnızca tacirler iflas yoluyla takip edilebilir (İİK md. 43).
Alacağın güvence altına alınması için dava açılmadan veya icra takibinden önce borçlunun mallarına el konulması (İİK md. 257).
Dava sonucunda verilecek kararın uygulanmasını güvence altına almak için mahkemenin önceden aldığı önlem. Taşınmazın satışının durdurulması örnek gösterilebilir.
Bir iddiayı kanıtlama sorumluluğu. Kural olarak iddia eden taraf ispat yükümlüsüdür. "İspat yükü iddia edende" ilkesi Türk hukukunda geçerlidir (TMK md. 6).
Paylı (ortak) mülkiyette ortaklığın giderilmesi için açılan dava. Ortaklar anlaşamazsa mahkeme satış kararı verir ve gelir paylara göre dağıtılır.
Mahkeme tarafından atanan, belirli kişi ya da malları yönetmekle görevlendirilen kişi. Vasi ile karıştırılmamalıdır; kayyum temsil değil, yönetim işlevi görür.
Borçlunun alacaklılarıyla mahkeme gözetiminde yaptığı ödeme anlaşması. İflasa alternatif olan bu yol, işletmenin faaliyetini sürdürmesine imkân tanır (İİK md. 285).
Hukuki sorumluluk doğuran, kast veya ihmal içeren davranış. Tam kusur tazminat yükümlülüğünü, karşılıklı kusur oransal sorumluluk doğurur.
Ceza hukukunda sanık için daha avantajlı olan kanun hükmü. Suç tarihinden sonra kanun değişmişse, sanığa daha lehte olan hüküm uygulanır (TCK md. 7).
Hukuka aykırı eylem nedeniyle uğranılan maddi zararın karşılanması amacıyla ödenen para. Gerçek zarar ve yoksun kalınan kârı kapsar.
Kişilik hakları ihlali, acı ve üzüntü nedeniyle ödenen tazminat. Miktarı hakim takdir eder; amaç zararı gidermek değil, acıyı hafifletmektir.
Mirasçının yasal süresi içinde mirası kabul etmemesi. Süre, mirasın açıldığını öğrenmeden itibaren 3 aydır. Reddedilen miras borçları mirasçıya geçmez (TMK md. 605).
Tarafların gerçek iradelerini gizlemek amacıyla üçüncü kişileri aldatmak için yaptığı görünüşte işlem. Muvazaalı işlemler geçersizdir (TBK md. 19).
Aralarında hüküm kurulacak taraflardan birinin yanında davaya katılan üçüncü kişi. Fer'i müdahil bağımsız talep ileri süremez; yanında olduğu tarafı destekler.
Boşanma veya ayrılık kararından sonra ekonomik açıdan güçsüz tarafa ya da müşterek çocuklara ödenen düzenli para. Yoksulluk nafakası, iştirak nafakası ve tedbir nafakası olmak üzere üçe ayrılır.
Hukuki işlemleri resmi olarak onaylayan, belge düzenleyen kamu görevlisi. Noter onaylı belgeler aksi ispat edilinceye kadar geçerlidir.
Bir kişinin başkası adına ödediği tazminatı, asıl sorumludan geri isteme hakkı. Sigortacının sigortalı adına ödediği tazminatı kusurlu üçüncü kişiden geri istemesi tipik örnektir.
Taşınmaz mülkiyetinin alıcı adına tapu siciline işlenmesi. Tescilsiz devir mülkiyeti geçirmez; Türk hukukunda taşınmazlarda tescil kurucu unsurdur (TMK md. 706).
Borçlunun, vadesinde yerine getirmesi gereken borcunu zamanında ödememesi. Temerrüt faizi ve tazminat sorumluluğu doğurur (TBK md. 117).
Bir hukuki ilişkinin var olup olmadığının tespitini isteyen dava. Müspet tespit (var olduğunun), menfi tespit (olmadığının) tespiti şeklinde ikiye ayrılır.
Kişinin ölümünden sonra mal varlığının nasıl paylaştırılacağını belirleyen resmi irade beyanı. Resmi, el yazılı ve sözlü olmak üzere üç türü vardır (TMK md. 531).
Bir kişinin, belirli işlemleri yapmak üzere başkasını yetkili kılması. Avukatlık vekâletnamesi noterde düzenlenir; özel yetki gerektiren işlemler için özel hüküm zorunludur.
Küçük çocuğun bakım, korunma ve yetiştirilmesinden sorumlu olan ebeveynin yasal hakkı ve yükümlülüğü. Boşanma sonrası mahkeme çocuğun üstün yararını esas alarak karar verir (TMK md. 182).
Dava sürecinde ortaya çıkan başvurma harcı, bilirkişi ücreti, tanık yol gideri gibi masrafların tümü. Genellikle davayı kaybeden taraf yargılama giderlerini öder (HMK md. 323).
Belirli bir süre içinde kullanılmayan hakkın artık dava yoluyla talep edilememesi. Türk Borçlar Kanunu'nda genel süre 10 yıldır; özel düzenlemeler farklı süreler öngörebilir.
Bir mal üzerinde fiili hâkimiyet, yani o mala fiilen sahip olma hali. Mülkiyetten farklıdır; kiracı malı kullanır (zilyet), sahibi değildir (TMK md. 973).
Adalio'nun yapay zeka asistanı hukuki terimlerle ilgili sorularınızı yanıtlar,
durumunuza özel bilgi verir.